Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği

  • Misafir kardeş öğrencilerimiz

  • Mezunlarımız ile sabah kahvaltısı...

  • Yurt Öğrencileri ile Teknik geziler

  • Tarih ve İnsan

  • Tahta Aylık Kültür ve Eğitim Dergisi

  • Mezun Kahvaltıları

  • Ademder Akademi Toplantıları

 

 

 

 

 

  

 

 

Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem baharın görmüşüz,

Biz neşâtın da gamın da rûzigârın görmüşüz.

 

Çok da mağrur olma kim meyhâne-i ikbâlde,

Biz hezârân mest-i mağrurun humârın görmüşüz.

 

Top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine,

Kişver-i câhın nice sengîn hisârın görmüşüz.

 

Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest,

Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz.

 

Bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır sermâyesi,

Biz bu meydânın nice çâbük-süvârin görmüşüz.

 

Kâse-i deryûze tebdîl olur câm-ı murâd,

Biz bu bezmin Nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz.


Yusuf Nabî

Cevher çöplüğe düşerse, kıymetden düşmez.

PÎRÎ REİS

Osmanlı amirâllerinden. Aynı zamanda dünyânın en büyük kartograf ve coğrafyacılarından biridir. Karamanlı Hacı Ali Mehmed’in oğlu olup, 1475’te Gelibolu’da doğdu. Muhiddîn Pîrî adı verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferlerine başladı. Meşhûr denizci Kemal Reis, Pîrî Reis’in amcasıydı. Onu yetiştirmeyi tamâmen üzerine alan Kemâl Reis, 1501’de Navarin’i Venediklilerden geri alınca, müjdeyi bildirmek için yeğenini İstanbul’a gönderdi. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın huzûruna çıkan Pîrî Reis, mükâfatlandırılarak, hayır duâ aldı. Akdeniz’i karış karış dolaşan Kemâl Reis’in yanında ölümüne kadar kalan Pîrî Reis, uğradıkları her limanı inceleyerek haritalarını yaptı. 16 Ocak 1511’de Kemâl Reis’in şehit olması üzerine birkaç yıl seferlere çıkmayarak kitap ve haritalarla uğraştı.

Devamını oku...Bağlantısı