Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği

  • Misafir kardeş öğrencilerimiz

  • Mezunlarımız ile sabah kahvaltısı...

  • Yurt Öğrencileri ile Teknik geziler

  • Tarih ve İnsan

  • Tahta Aylık Kültür ve Eğitim Dergisi

  • Mezun Kahvaltıları

  • Ademder Akademi Toplantıları

TEFVÎZNÂME

 

Hak, şerleri hayr eyler,

Zannetmeki gayr eyler,

Ârif ânı seyr eyler,

Mevlâ görelim neyler,

Neylerse, güzel eyler...

Devamını oku

İBN-İ CEZZÂR

Onuncu asrın sonlarında yetişmiş meşhur Müslüman tabip. İsmi, Ahmed bin İbrâhim bin Cezzâr olup, künyesi Ebû Câfer’dir. İbn-i Cezzâr diye meşhur olmuştur. Avrupalılar L’Algizhar diye bilirler. 920 (H.307) senesinde Kayravan’da doğdu. 1005 (H. 395) senesinde orada vefât etti.

Dedesi ve babası zamânın meşhur hekimlerinden (doktorlarından) olan İbn-i Cezzâr, Kayravan’da zamânın din ve fen ilimlerini tahsil ettikten sonra, çalışmalarını tıp ve eczâcılık alanında yoğunlaştırdı. Tıp ile eczâcılığın birbirinden ayrılmasını ve başlı başına birer ilim olmaları gerektiğini savundu. Kayravan’daki evinde açtığı eczânesinden, muâyene ettiği hastalara gerekli ilâçları hazırlatıp verirdi. Birçok yerleri gezip, gezici doktorluk yaptı. Bu vesîle ile Kuzey İtalya, Güney Fransa ve Kuzey İspanya sâhillerine kadar gitti. Bir defâsında merkezi Buhârâ olan Sâmânî Sultânı onu sarayına dâvet etti. Fakat İbn-i Cezzâr bizzât yazmış olduğu 12.500 kilo parşomen tomarları ve on ton ağırlığındaki kütüphânesini taşımak için yüz deveye ihtiyâcı olduğundan dâveti kabul edemedi. Vefâtından sonraevinde herbiri birkaç kişi tarafından taşınan altı yüz sandık kitabı olduğu ortaya çıktı.

Devamını oku...Bağlantısı  

Mâl kazanmak, dağa yük çıkarmak gibidir.

 

Âyîne (farsça isim): Ayna

 

Âyînesi işidir kişinin, lâfa bakılmaz,

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.